12 Mayıs
2001
Selam olsun...
"SEVGİ
buz formunu epey eritir ama ikilik devam eder -- seven ve sevilen ikilisi...
Oysa AŞK bunu sağlar düşüncesindeyim... Aşkta da ikili var ama seven
sevilen ikilisi YOK. Gül de O, bülbül de O olunca AŞK tamam olur... O
zaman TEK kalır..." diyorsun...
Hep dediğimiz
gibi her kelime yükleninen manayı taşıyabilir ancak. Haklısın,
"sevgi" adına yaşananda ikilik var, hem de en yoğun seviyede.
ancak sevgi denildiğinde benim içimi titreten ise böylesi bir cağrışım
değil. Benim dilediğim sevgi hali, o ortak alanın farkındalığı, bilimin
bulgusuyla o "kuantum" alanına dalış...
"İki"de
yaşanan sadece BİRe olan özlem, ama ne yazık ki bütünlemiyor, daha da
parçalıyor çoğunlukla. Sonsuz enerjiyi iki kutuplu kapalı bir devrede
devindirmek mümkün mü!? Devre yanıyor, hatta kutuplar da...
Ve sanki bu yangının adı AŞK... dayanılmaz çekimi ile... Ve sanki bu
çekimi ile en büyük tuzak... BİRi birinde ve biriyle bulacağına inanmak!
Oysa asıl
ve asal özlem, birinde veya biriyle degil, herşeyde ve herşeyle aşkı
duymaya olmalı... En sıradanda olağanüstüyü görmek, yaşamın
mucizesini daha ve daha çok hissetmek.... İlk AN'ın heyecanını yaşatmak
her AN'da... "Merhaba"nın coşkusunu yitirmeden veda
edebilmek kişilere, olaylara...
"Niyet"te
net ve içten olmaya çok inanıyorum. Niyetime bağlı olarak şekilleniyor
hayatım, niyetimle değişiyor BEN dediğim.
Dediğin
gibi kat kat realitenin birarada varolduğu bu boyutta dengeyi korumak çok
zor, oh, çok zor! Herbirimiz kendimizce katılıyoruz yaşama, kendimizce
tepkilerle... Ben 'uyum'u seçtim bir şekilde. Olabildiğince kutuplaşmamaya
çalışıyorum gündelikte. Asla "hallettim" diyemiyorum, mümkün
mü, ama sarsıldığım anda içimdeki o sarsılmaz noktayı yakalamaya çalışıyorum.
Bin laf edebilecekken, susup gülümseyebiliyorum çoğu olayda. Ama bu duyarsızlık
değil, inan. Tesirimizi oluşturan salt bedensel tepkilerimiz değil şüphesiz...
Düşünce, duygu, vs. sayısız alanda birbirimizi daha da yoğun derecede
etkilediğimize inanıyorum. Kişi "huzur"da ise, fazlaca bir şey
yapmasına gerek yok, huzuru yayacaktır her haliyle...
Anlık,
kesin, keskin bir değişim yaşamak adına sabırsızlığımı da terketmem
gerektiğini biliyorum. HALe ermek iğne deliğinden sızan suyun sonsuz bir
kabı doldurduğu ANa erişmek sanki... Yapabileceğim sadece o suyun sızmasına
izin vermek -- kanalın tıkanmamasına adına "tortu"larımın farkındalığı
içinde...
Akışın sürmesi
dileğimle...
Ve sevgiyle...