Isim:
firstrose
Mail:
URL:
Sizden
Berivan`a
UFAKLIK
Bütün
imgelem dünyam duruverdi. Kalbimin içinden çikip da isildayan gözlerime
kadar gelen ve oradan etrafa bakan bebek bir anda tekrar gerilere döndü,
aldi elimden onun gibi bakabilme sansimi. Neyim, kimim, nasil davranmaliyim,
ne ifade ediyorum onun için? Ah niye gitti o çocuk? O olsaydi simdi gözlerimde,
hiç dertlenmeyecektim. Birakacaktim kendimi ona, o ne söylemek istese,
neye bakmak istese, nasil anlatmak istese, sonsuz derecede izinle hak sahibi
yapacaktim onu.
Ögleden önceki
son dersin bitimiyle, kendimi fakültenin disina atmis, disaridaki
parildayan günesin basimi sürekli isitmasini engellemek ve ayakta dururken
bacaklarimi tembel tembel tutmamak için giris kapisinin biraz önünde bir
oraya bir buraya dogru ufak atimlar atarken ve gözümü kapidan ayirmazken,
beklenen, kapidan çikmisti.
Konusmuyordum
onunla, çünkü kalbim kirikti. Biliyorum çok ince bir insandi; ama
biliyordum ki kalbimi kirdiginin farkindaydi. Sadece bir özür borçluydu
bana, emindim yanima gelecek ve ufacik bir özür dileyecekti.
Yanildim.
Bir anda dünyanin bütün sulari kurudu,uçtu bir yerlere, agaçlar iskelet
kesildi. Günes kavurdu, rüzgar çöl yapti ormani, tasidi binlerce kum
tanesini yigdi. Yanima gelmedi, varligimi o kadar da belli etmedim; ama görmemesi
imkansizdi. Arkadaslariyla ayak üstü konustu ve benim biten dünyama
bakmadan yürüdü gitti.
Gitti o çocuk,
tekrar onu gözlerime nasil getirecektim. Çok zor. Niye bir anda dünyam
solunca umutsuzlandim ki? Niye herkes kötüydü artik, niye kimse
insanlarin kalplerinin kitabini okumuyordu? Niye dünya bom bos gözüktü
bana? Bilmiyorum, bir anda gözlerime baska bir çocuk geldi, öncekine hiç
benzemiyordu. Istemedim, izin vermemek istedim ona oradan baksin diye; ama o
çoktan kurulmustu yerine. Ille de mizmizlaniyor, lütfen söyle yap böyle
yap diyordu? Ne olacak ki dedim. ‘Senden önceki ufakliga tam sans
verecektik, kaçti gitti, korktu herhalde. Bari sen biraz sür bakalim hükmünü’
dedim, biraktim kendimi ona.
Olamaz.
Ufacik bir özür bile dilemesi bir tarafa, simdi de bana hiç yokmusum gibi
davrandi. Bugün bir hafta oluyor. Belki, evet belki simdi özür dileyecek
derken, bir kez daha yaraladi. Aferin bana. Ne diyorsun ufaklik, evet
evet bu dünyada böyle olmak lazim. Suç bende degil mi? Ah aptal, senin
neyine ta o uzaklara gitmis, derinlere düsmüs bebegi getirip de dünyayi
seyretmesine izin vermek? Otur bakalim sen biraz daha orda da bizi biraz
adam et. Haklisin canim! Bu insanlar tümden bozuk yaratiklar, sahi be ben
senin sesini duyuyorum ama; sen neye benziyorsun ufaklik?
Bir tas düstü
kafama, kütüphaneye giderken iki hafta sonra. Bir anda gözlerim karardi.
Bir sey ta içlere gitti yine gözümden. Tamam dedim simdi tekrar toparlar
gelir kendini. Çünkü bu ufaklik ilki gibi degildi. Kararli ve cesur gözüküyor,
ürkeklik tasimiyordu, pek sevimli sesi yoktu; ama iyi düsünüyordu
kerata.
Gelmedi
kimse gözüme. E! Simdi ne olacak derken, birini gördüm, elinde benim
basima çarpan tastan tutan bir kizdi bu. Sanki baskalarina da atiyordu o
taslardan. Hiç de kötü bir hali yoktu o taslari atarken.
Ne
yapiyorsun sen dedim?
Hiç dedi,
içini çekerek.
- Oyun oynuyorum.
- Ne oyunu?
- Gözlerinin
içindeki masumiyeti kaybetmis insanlara, o masumiyeti ve tebessümü
kazandirma oyunu.
Tesekkür
ettim ona ve ayrildim yanindan usulca. Çok zaman geçmedi. O ilk ufaklik
yine geldi gözlerime. Sordum; gelirken su bizimkini gördün mü diye.
Cevap verdi; o ölmüs.
- peki sen
artik burda sürekli kalir misin?
- Yo!
kalamam.
- Niye?
- Sana
bagli?
- Nasil
bana bagli?
- Eger her
an gözlerini açik tutar ve hiçbir zaman kapamaz ve her zaman benim
tertemiz kalbime güvenirsen ki o kalp aslinda senindir, ben burdan hiç
gitmem.
Gözlerini
açik tut demekle ne istedi anlamadim; ama onun sözünü dinlemeye söz
verdim.
Bir de
benden bir sey istedi: o taslari atan kizi çok görmeliymisim.
Neden
dedim?
Cevaplamadi.
Mesut
KARAMAN

Isim:
firstrose
Mail:
URL:
Sizden
PISMANLIK
Susuyorum
dolan gözlerimle. Yaptigi hatasini bilen; ama o incecik kalpli annesinin de
onu affedeceginden emin olan minik çocuklar gibi usulca kapinin arkasindan
kafami uzatiyor ve af dileniyorum.
Giris
paragrafini kötü yazmis ögrenci gibi,söz veriyorum ögretmenime geri
kalani mükemmel olacak diye. Söz ögretmenim geri kalanini selaleler gibi
tertemiz, çoskun ve piril piril yazacagim. Kalbimin kenarindan yeni bir
sayfa ver, sözü dilimin ucuna geliyor; ama söyleyemiyorum, yazmisim bir
kere; ama düzeltecegime inaniyorum.
Dünyanin
en degerli seyini, sicacik sevgiyi bulacakken, onu avuçlarimin içine alip
ufacik bir kusu sever gibi tutacakken, bir sarsilma, serzenis, bas dönmesi
ile onu kaçirdim; ama yakalayasiya kadar pesinden kosmaya azmediyorum,
sadece ve sadece o minicik kusun bir dala konmasini istiyorum.
Bahçesindeki
gül tohumlarini pislik zannedip uzaklara atan bahçivanin bahçesinde artik
hiç gül yetismedigini görünce binbir çiglik ve haykiris ile o tohumlari
aramaya koyulacagini biliyorum, öyle olmak istemiyorum, vakit kaybetmeden o
tohumlari tekrar kalp bahçemin en güzel kösesine getiriyor ve sicacik göz
yaslarimla sulamaya söz veriyorum.
......................
Dünyanin
en iyi insanini kazaniyorken, onu az kalsin kaybediyormusum. Çok mutluyum,
kaybetmedim. Hediyesini almis ve binbir tesekkürlerle hediyeleri veren o güzel
ablalarina el sallayan ufak bir çocuk gibi utanarak basimi yan çeviriyor
ve beni uçurumun kenarindan kurtaran o insana kalp bahçemden en güzel çiçekleri
derleyip, yaptigi iyiligi karsiliksiz birakmayacagima söz verirken, elimi
uzatiyor ve elini tutuyorum.

Isim:
BERI
Mail:
URL:
Sizden
"PARAYA
HIÇ IHTIYACINIZ YOKMUS GIBI ÇALISIN,
DAHA ÖNCE HIÇ INCINMEMIS GIBI SEVIN VE
SEYREDEN HIÇ KIMSE YOKMUS GIBI DANSEDIN."

Isim:
beri
Mail:
URL:
Sizden
...sual
sordugun hersey senden sual soracak,
bitirdim sandigin vakit basladigini göreceksin.
attila
ilhan

Isim:
beri
Mail:
ucarb@ug.bcc.bilkent.edu.tr
URL:
Sizden
Kahve
fincanimdaki karasin,
bir komsu kismet diye yorumluyor seni.
Acep kalbimdeki kara ne?
Onu da görüyor musun teyze?

Isim:
Mesut Karaman
Mail:
URL:
Sizden
IÇKI IÇTIM
Çok içtendim,samimiydim.
Kendimi anlatacaktim, hislerimi, hayranligimi. Haykirmayacaktim 'sana asik
oldum' diye; çünkü asik degildim. Belki de öyleydim; ama ayriminda
degildim.
Kirilgan görünümlüydü,
mütevazi mi diyorlar eskiler, ha iste ondandi. Gördügüm, ayagi yere
basan insanlardan biriydi, hayir en iyisiydi, idealistti. Sevecen bakardi
insanlarin yüzüne. Onu üzüntülü halinde görmedim, belki de öyle bir
hali hiç olmadi, bilmiyorum. Elimde demet demet çiçekler, ona dogru yürüyüp,
yürürken ayagi kayip, yuvarlanip, çiçekler bir tarafa ben bir tarafa uçma
olayi basimdan geçmedi. Geçmesini ne kadar isterdim. Bir müzik aleti çalamadigim
için ona beste bile yapamadim. Evinin nerede oldugunu bilmiyordum, gidip
penceresinin önünde bekleyemedim. Sabahlari o minicik yaprakli ufacik çiçeklerin
üzerlerine konan berrak, inci gibi çig tanelerine benzetecektim onu,
benzetmeyi unuttum. Neleri sever, neleri sevmez onlari ögrenecektim,
zamanla ögrenirim dedim,erteledim, hayir ertelemedim, oluruna biraktim,
dogal olacaktim. Kalbimdeki seyin ne oldugunu soracaktim ona, iki cümleyi
bir araya getiremedim. Ufacik bir atesin verdigi, o yavru kedinin gözlerindeki
isiltiya benzeyen sicaklik mi, insani deli edecek dereceye kadar sürükleyen
bir tutku mu, yoksa, yoksa ne? Ask mi? Bilmiyorum. iyi de o nereden
bilecekti benim kalbimde ne oldugunu? Hayir! Anlardi o, bilirdi, sezgisi
vardi, disi sezgisi olmaliydi.
Evet, evet
ask degildi bu. Bilmem mi canim ben ne halde olup olmadigimi? Sadece
yakindan tanimak istedim. O derece bana benzer görünüyordu ki; tanimak
istedim. Az olan zaman dilimlerini paylasmak, anlatmak sevinçlerimi,fikirlerimi,hüzünlerimi...
Ah! salak kafam, niye? Niye daha açik olmadin? Niye aklina ne geldiyse söylemedin?
Belki daha iyi anlatacaktin kendini.
Bos ver!!!
Demedi mi? Hayatimda yeni seyler filizleniyor, degisik bir yol ayrimindayim.
Seni kirmak istemem; ama ümit besleme. Iyi de ben ne ümidi besleyebilirdim
ki? Arkadasi olmak istedim. Iyi de zaten arkadasiyim. Güzelliginin farkina
varmak istedim. Ne kadar ince hisli, benim ölçülerimle ufku ne kadar
uzaklarda bilmek istedim. Görünürde hiç kabalik yapmamistim ona, hiç de
yapmam bilinçli olarak. Arkadas dedikleri seyin ötesinde, sevgili
dedikleri seyin biraz uzaginda olmak istedim. Ikisi arasinda hangi yöne
yakinlasacagimi zaman gösterecekti, gösterecek olan zaman bir türlü
elime geçmedi. Niye geçmedi?
- Mesut ne
sayikliyorsun sen öyle? Yaninda oturan arkadasi Mesut'a döndü.
- Kalk
oglum kalk, anladik ilk defa içtin de, hemen de su koyuverdin. Anla artik
kizin derdi sen degilsin, hem oglum dünyada kiz mi yok? Ne adamsin yahu.
- Hem bak
ne güzel. Konusmussun onunla, kiz senle çikamayacagini belirtmis kibar
yollu.
Ben benimle
çikmasini istemeyecektim ki. Aman! Adi ne olursa olsun, çikma mikma, flört.
Içime patlayacagim, niye anlatamiyorum dertlerimi? Bir bankta yan yana
oturmak istemiyordum, yollarda kol kola yürümek de istemiyordum. Tebessümle
dinlese yeterdi beni, anlasa, anlamaya çalismasa olurdu. Ben anlatirdim,
her seyimi anlatacaktim. Niye dinlemedi?
Senden
kaynaklanmiyor demedi mi? Hayat çizgim su an sadece kendim üzerine kurulu
demedi mi? Dedi. Ben onu hayat çizgisini degistirmeyecektim ki. Sadece
anlamaya çalisacaktim ne tarafa gidiyor o çizgi diye. Belki? Belki benim
çizgim de ayni yönde çiziliyordu, belki paraleldi bu çizgiler; hiç
kesismeyecekti. Olsun ne güzel. O yolda o zaman hep beraber yardimlasa
yardimlasa yürürdük, dostça. Çizgiyi görmeme, çizgimi anlatmama
firsat olmadi. Niye olmadi?
- Oglum ne
oluyor sana? Hadi gidiyoruz, aglama tamam aglama artik. Anlamistir o seni.
Anlasa...
Anlasa hiç... demezdi. Sen kirda çok güzel rengarenk çiçekler toplayip,
o çiçekleri birine getirirken, çiçeklerini düsürüp, mahvettin mi? O
çiçekleri bir daha toplayabilecegin azmiyle tekrar geriye dönebildin mi?
Yorgunum, uyumaliyim, ilk defa içki içtim, niye içtiklerini anlamazdim,
yine anlamiyorum, unutamiyorum, periler neredesiniz? Niye basim dönüyor?
Sen kimsin? Sans?

Isim:
dryasin
Mail: dryasin@yahoo.com
URL:
Sizden
Biliyorum
kolay degil yasamak
Biliyorum kolay degil yasamak
Gönül verip türkü söylemek yar üstüne
Yildiz isiginda dolasip geceleri
Gündüzleri gün isiginda isinmak
Söyle bir
firsat bulup yarim gün
Yan gelebilmek çamlica tepesine
--Bin türlü mavi akar Bogazdan--
Her seyi unutabilmek maviler içinde
Biliyorum
kolay degil yasamak
Ama iste
Bir ölünün hala yatagi sicak
Birinin saati isliyor kolunda
Yasamak
kolay degil ya kardesler
Ölmek de degil
Kolay degil bu dünyadan ayrilmak

Isim:
L. Yasar TOMSUK
Mail: tkimuh@superonline.com
URL: www.geocities.com/yadem_2000
Sizden
Ilk çagirisimda
gel
Ikincisinde çok geç olabilir
Kimbilir nasilim ve neredeyim
Bulursan ne olur beni birakma
Bulamazsan aradigin yerdeyim
Hani o toprakla denizin kesistigi
Kumlarin üzerine yorgun gölgelerin düstügü
Sevenlerin ürkek adimlarla bulustugu o yerde
Yoksul
rihtimlarimda köhne gemiler
O gemiler ki enginlere
Benden bir parça koparir gider
Ben hep böyle yarim,böyle kirik dökük
Ne olur beni birakma bulunca
Ve ilk çagirisimda gel
Sarsin kralligim yeryüzünü
bir uçtan bir uca
Elini
uzatsan tutacaksin
Yakindayim
Baksan göreceksin
Görsen seveceksin
Aradigin benden baskasi degil
Kayan bir parçadir avuçlarindan
Uzat ellerini susadim
Güzelligin bir eski sarap gibi
siziyor parmak uçlarindan
Gel diyorum
Ilk çagirisimda gel
Gel ki aydinliginda
Bütün geceler gündüz olsun
Dinle,uzak bir saat onikiyi çaliyor
Ne güç anlamiyormusun
Bir ömür boyu arayip da seni bulamamak
Ben yoklugunda böyle yok, böyle yoksun
Ben yoklugunda böyle paramparça
Sensiz olmak hiç olmamak
Ümit
Yasar Oguzcan


#12
#11 #10
#9
#8
#7 #6 #5
#4
#3
#2 #1